“Şövalyelik kavramında efsaneyle gerçeği birbirinden ayırmak oldukça güçtür.”
Pierre Bonnassie
Modern insanın eski dünyada en çok merak ettiği dönemlerden biri de Orta Çağ’dır. Orta Çağ deyince de akla gelen ilk üç şey kale/şato (derebeyi), katedral (kilise) ve şövalyelerdir. Şövalye özellikle Orta Çağ’ın başlangıcında yazılan metinlerde ‘’sadece savaş silahları ile donanmış atlı asker’’ anlamında kullanılırken bazı eserlerde sosyal sınıfı tanımlamak için kullanılmıştır. Farklı şekillerde tanımlanan ‘’şövalyelik’’ bazı durumlarda bir olgu bazı durumlarda ise bir kurum olarak ele alınmaktadır. Bu ayrımı yapmak genel anlamda zor olsa da bu kavramı şövalyelerin ilk kez ortaya çıktığı IX. yüzyılın başlarında bir olgu, ilerleyen zamanlarda ise yaşanan gelişmeler ve şövalye sayısının artması ile bir kurum olarak ele almak daha doğru olacaktır.

Şövalye Ne Demek?
İngilizcede knight, Fransızcada chevalier, Almancada ritter ve İspanyolcada caballero kelimeleri ile karşılanan şövalye terimi Latincede at anlamına gelen caballus kelimesinden türemiştir. Köken olarak şövalye kelimesinin Latince miles yani asker anlamına gelen bu kelimeyle de ilgisi olup Orta Çağ’da şövalyeleri tanımlamak için sık sık kullanılmıştır. Miles kelimesi Fransa’da ilk defa 971 yılına ait bir metinde kullanırken 1030’lardan sonra şövalyeler için kullanılır olmuştur. Modern İngilizcede yaygın olarak kullanılan Knight kelimesi köken itibarı ile ‘’hizmetli’’ anlamına gelen knecht kelimesiyle bağlantılıdır. Şövalye emir vermekten ziyade itaat etmek zorundaydı, gücünü ve enerjisini kendisi için değil kendilerini koruyamayan ve savunamayan fakirleri, ezilmişler, zayıflar başta olmak üzere diğerlerine hizmet için kullanmalıydı. Aldıkları eğitim doğrultusunda şövalyede bulunması gereken özellikler üstünlük, saygınlık ve güç kavramları yer almaktaydı. Hem bu özellikleri hem de savaş atına binmeleri, asil bir aileden gelmeleri, dolayısıyla da kayda eğer mal varlığına sahip olmaları sebebiyle savaşta hizmetlilerin önünde giderlerdi. Bu durum aslında doğrudan ‘’savaş atını süren kişi’ anlamına gelen şövalye unvanı ile ilgiliydi.

Şövalye Kavramı Nedir?
Kavram olarak ele alındığından ise şövalyelik, iyilik yapma şevkiyle güdülenmiş, dinsel olarak onanmış ve dini törenlerle bağdaştırılmış askerî bir kurumdur. Özünde, güçsüz olanı güçlü olanın baskısından ve zorlamasından koruma ve yanlışın karşısında daima doğruyu savunma yatmaktadır. Şövalyelik kavramı zaman zaman aşk, görev, vatanseverlik, sadakat gibi duyguların ön planda olduğu bir olgu iken, ilerleyen kısımlarda ‘’savaş atına binen asker’’ olarak tarif edilmektedir. Bazı kimseler şövalyeliği aristokratik bir değer olarak görerek, Avrupalı asilleri diğer sınıflara ait kişilerden bir tür davranış olarak tanımlamışlardır. Öyle ki Orta Çağ’da beyefendi olmak için asil bir ailede doğmuş olmak yeterliydi.

Şövalyelik Nedir?
Kendi zamanının en önemli, en prestijli ve en etkili kurumlarından biri olmasının yanı sıra hem askerî alanı hem de günlük yaşantıyı etkileyen şövalyelik kurumu, insanın zihninde farklı canlanmaktadır. Cüppesine Haçlı Seferlerine katılan askerleri temsil eden kırmızı haç işlenmiş tepeden tırnağa silahlı bir asker; farklı yerlerde peşinden koşulan askerî maceralar, yüksek kuleli kaleler ve içerisinde yaşayan güzel kadınlar gibi görüntülerin canlanması günümüzde popüler olmuştur.

Şövalyeler Hakkında Özet
Kısaca aristokrat bir konuma sahip, genellikle asil bir aileye mensup, kendisine ait bir savaş atı ve bir süvarinin kullanması gereken ağır savaş silahları alabilen ve belli başlı bazı ritüellerden geçerek şövalye ilan edilen kişiler olarak açıklanabilir. Bir olgu olarak ortaya çıkan sonrasında bir kuruma dönüşen ve en sonunda da bir ‘’hayat şekli’’ hâlini alan şövalyelik günümüzde beyefendi olarak tabir edilen kişilerin tavırlarının kaynağı olarak düşünülebilir. Kelimenin sözlük anlamına bakıldığından tanımlarından birinin seçkin beyefendi (distinguished gentlemen) olarak verilmesi ayrıca önemlidir. Eğitimlerine leydilerin yanında başlamaları ve savaş tekniklerinden önce nezaket ve görgü kurallarını öğrenmeleri yukarıda düşünceyi desteklemektedir.