İçeriğe geç

Gotik Mimarinin Başyapıtı: Köln Katedrali

Köln Katedrali (Almanca: Kölner Dom, Latince: Ecclesia Cathedralis Sanctorum Petri et Mariae) Almanya’nın Köln şehrinde, Ren Nehri kıyısında yer alan Katolik katedralidir. Köln Başpiskoposu ve Köln Başpiskoposluğu yönetiminin merkezi olup Alman Katolikliği ve Gotik mimarisinin ünlü bir anıtıdır.

köln katedrali hakkında bilgi

Köln Katedrali’nin Hazırlık Süreci

İnşaatın yapım fikri daha 7. yüzyılda ortaya atılmıştı. Daha o zamandan iki kulenin uzunluğu 157 metre olacak denildi ve buna göre o tarihte bir plan çizildi. Ama ilk temel 1248 yılında atıldı. Kent merkezinde yer alan ve şehrin her tarafından gözüken bu yapı, yüzyıllar boyunca maddi sıkıntılardan dolayı ve eldeki diğer imkânsızlıklardan ötürü bitirilemeyen inşaat diye isim yapmıştı. İnşaatı 1560’larda tamamlanmamış olarak durduruldu. Çalışmalar 1840’lara kadar yeniden başlamadı ve yapı 1880’de orijinal Orta Çağ planına tamamlandı. Tam 632 yıl sonra bitirilen gotik tarzdaki yapı, bugün Kuzey Avrupa’daki en büyük ibadethanedir. Çift kuleli katedralin uzunluğu 157 m´dir. Böylelikle Almanya’nın ikinci, Dünya´nın ise üçüncü büyük kilisesidir. Köln Merkez Garı (Köln Hbf) katedralin hemen yanı başındadır. Bu Katedral, ülkenin en çok turist çeken yapısıdır. İki büyük kulesi katedrale dünyadaki herhangi bir kilisenin en büyük cephesini verir. Koro, herhangi bir Orta Çağ kilisesinin en büyük yükseklik / genişlik oranına sahiptir. Köln’ün Orta Çağ inşaatçıları, Üç Kralın dinini barındırmak ve Kutsal Roma İmparatoru için ibadet yeri olarak rolüne uygun büyük bir yapı planlamıştı. Orta Çağ döneminde eksik kalmış olmasına rağmen, Köln Katedrali sonunda “olağanüstü içsel değerin bir şaheseri” ve “Orta Çağ ve modern Avrupa’daki Hristiyan inancının gücüne ve kalıcılığına güçlü bir tanıklık” olarak birleşti.

köln katedrali nerede
köln katedrali mimarisi

Katedral’in Mimari Özellikleri

Katedralin mimari özelliklerine bakarsak, Kölner Dom Haç şeklinde tasarlanmıştır. Katedral, Gotik tarzda inşa edilmiş oldukça ihtişamlı bir yapıya sahiptir. Ayrıca diğer önemli bir özelliği de çift kuleli olmasıdır. Gotik mimari sanatı ile gerçekleştirilen yapıların en önemli özelliği, yapıların yükseldikçe sivrilmesi ve daralmasıdır.  Özellikle Roma mimarisinde, kubbelerde sivri ve birbirlerini kesen kemerler oldukça fazla kullanılmıştır. Bu görünüm sonsuzluğu simgeler. Gotik sanatının önemli karakteristik özelliklerinden birisi de devasa camlara yapılan vitraylardır. Bu vitraylara yansıyan güneş ışınları iç mekânda düşsel bir algı yaratır. Kölner Dom’da bu tarzın en güçlü örneklerinden biri olup, sizi içine çeken ve büyüleyen bir atmosfere sahiptir. Bu anlamda sadece bir kilise değil Roma-Germen İmparatorluğu’nun büyük bir simgesi olmuştur. Tamamlanmamasına rağmen sadece halk arasında değil dönemin lord, kral, senyörleri gibi aristokrat kesiminde de büyük heyecan ve yankı uyandırmıştır.

koln-katedrali-ici
eski köln katedrali temelleri

İç Kısmındaki Detaylar

Katedral içerisine girildiğinde heykeller, vitraylar, dehlizler, kemerler, akustik ve koridorlar insanı adeta büyüler ve insanoğlu bu devasa yapının içinde kendisini gerçekten çok küçük hisseder. Böyle bir debdebe yapının Orta Çağ gibi bir zaman diliminde yapım işine başlanması, aslında topluluklara hem bir yücelik gösterimi hem de Hristiyan halkı kiliseye çekme, bu yapının altında insanlara günlük işlerinden uzaklaşma fırsatı sunma anlamında çok farklı bir düşünce tarzıyla hazırlanmış olabilir. Haç şeklinde tasarlanmış iç mekânda, birçok kıymetli sanat eseri ve hazine de sergilenmektedir. 10. yüzyıldan kalma Gero Cross isimli dünyanın bilinen en eski ve büyük çarmıha gerilmiş İsa Haçı burada bulunmaktadır. Katedralin alt katında hazine odasının ve azizlerin mezarlarının bulunduğu bölümü gezmek isterseniz ek bir ücretle bu bölümü de görebilirsiniz. 1322 yılında siyah mermerden inşa edilmiş Altar (sunak) kısmı da çok dikkat çekicidir.

Katedralin en ünlü sanat eseri, 1167’den 1191’e kadar Köln başpiskoposu Philip von Heinsberg tarafından yaptırılan ve Verdun Nicholas tarafından yapılan Üç Kral Lahiti’dır.  Geleneksel olarak, kalıntıları 1164’te Milano’nun fethinde Frederick Barbarossa tarafından satın alınan Üç Bilge Adam’ın kalıntıları olduğuna inanılıyor. Lahit, bronz ve gümüşten yapılmış, yaldızlı ve mimari detaylar, figüratif heykeller barındırmakla birlikte, 1864’te açılmıştır. İçerisinde kemikler ve giysiler bulunmuştur.

köln katedrali altın sunak

Ayrıca kilisenin değerli eserlerinin yanında 1350 metrekarelik dev vitraylar gelmektedir. Hepsi anlamlı desenlerle kaplı olan vitrayların bir kısmı Orta Çağa, bir kısmı ise sonraki dönemlere aittir. Bu vitrayların birçoğunda İncil’den alınma hikayeler resmedilmiştir.  Katedral bütünüyle bir Orta Çağ eseri sayılmaktadır.

Eğer isterseniz katedralin hemen yanında bulunan gişeden 4€’ya bilet alıp 533 merdiveni çıkarak (97,25 metreye kadar çıkabiliyorsunuz), hem kulelerin ihtişam dış cephesini yakından görebilir hem de katedralin kulelerinin tepe noktasından muhteşem Köln manzarasını seyredebilirsiniz. Tabii bu konuda bacak kaslarınıza güvenmeniz gerekecek. Burada aynı zamanda eski ‘’Köln Katedrali’’ olan ‘’Hildebold Katedrali’nin’’ temellerini de görebilirsiniz. 

Günümüzde Köln Katedrali

Kölner Dom’ da dört tanesi orta çağdan kalma dokuz büyük çan vardır ve çanların en büyüğü 24 ton ağırlığındadır. Dünyanın en büyük katedralini korumak için Almanlar, içerisinde otuz altısı heykeltıraş ve mermer ustası, onu vitray ustası, altısı idareci olmak üzere çeşitli uzmanlardan oluşan yetmiş kişilik bir ekip kurmuşlardır. Katedral içinde antik kazılar ve restorasyon çalışmaları halen devam etmektedir. Ayrıca katedralin bu kadar uzun sürede tamamlanması, bir bakıma her taşının ayrı ayrı işlenmesini sağlamış ve bu sebeple burayı gezerken çok fazla ilginç detay gözünüze çarpacaktır.

 Almanya’nın ikinci, dünyanın üçüncü büyük kilisesi olan Kölner Dom, Almanya’daki Ulm Katedrali ile birlikte dünyanın en yüksek katedralleri arasında olma özelliği ile de UNESCO kültür mirası listesindedir. Gecesi ayrı gündüzü ayrı büyüleyici olan yapı, gerek ihtişamlı yapısı ve tarihi ile, gerekse içerisinde barındırdığı hazineler ve sanat eserleri ile görülmeye değer bir tarihi mirastır. Girişi ücretsiz olan bu debdebe sanat eserini, yolunuz Köln’e düştüğünde mutlaka görmenizi tavsiye ederiz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir