Sürreal denince akıllara gelen ilk isim Salvador Dali olmuştur. Fakat onun dışında sanat tarihinde adını yazdırmış pek çok başarılı sürrealist sanatçı var. Bugün sizlerle en popüler 5 sürrealist sanatçı ve eserlerini inceleyeceğiz. Hazırsanız başlayalım!
Sürrealizm Nedir?
Bilinen tüm gerçekleri dışarıda bırakan ve sıfırdan kendince gerçek olan bir ürünü yaratmaya sürrealizm akımı denir. Zihnin tamamen özgür olması ve özellikle çocukluğa dönmek sürreal bir bakış açısıdır diyebiliriz. Kısaca çılgın veya benzersiz olarak da tanımlanabilir.

Sürrealizm her zaman en uçuk olana denmez. Var olanın kişide yarattığı benzersiz etki de sürrealizmin bir parçasıdır. Her bir bireyin düşüncesindeki benzersizlik sürreal bir yapıya sahiptir.
Türk Edebiyatındaki Sürrealist Yazarlar Kimler?
Türk edebiyatına yön veren isimlerden bazılar sürreal eserlerle günümüze kadar gelmiştir. Bunlardan en meşhurları, Orhan Veli Kanık, Turgut Uyar ve Cemal Süreya gibi isimler. Eserleriyle bilinçaltımızda daha önce yer almamış hikayeler yarattılar.
Rene Magritte
1898 yılında Belçika’da doğmuş Rene, son derece canlı ve sürreal eserleriyle bilinir. İlk başlarda empresyonist akımını savunsa da sonrasında Paris’e taşınır ve algısı tamamen değişir.
Eserlerinde genel olarak hep bir bilinmezlik ve tuhaflık katar. Bu da onu dönemin diğer sürreal sanatçılarından ayırır. Bunu en iyi gösteren eseri “The Lovers” adlı tablosudur. Kimlikler tamamen gizlidir ve büyük bir merak duygusu yaratır. Aynı zamanda yüzlerin bu şekilde sarılmış olması izleyene tuhaflık verir.

En popüler eserlerinde biri, “Adamın Oğlu” adlı eseridir. Esere ilk baktığımızda yüzünde kocaman yeşil bir bir meyve görüyoruz. Ve geri kalanında şık giyinmiş bir adam.

Arka plan da oldukça ilginç. Herhangi bir mekan belirtilmiyor. Yalnızca mavi bir deniz, bir duvar ve bulutlar. Figürün yüzündeki meyve yüzünde bizde bir merak duygusu yaratıyor. Acaba arkadaki yüz kimin ve neye benziyor?
Frida Kahlo
Meksikalı ressam Frida Kahlo, yaratmış olduğu birçok portre ve otoportre ile bilinir. Yaşamış olduğu trajik hayat eserlerine ilham olmuştur. Genellikle eserlerinde kendi otoportresini görüyoruz. Fakat bunlara ek olarak kendi çılgın hayal dünyasını da eserlerine ekliyor.

Frida Kahlo eserlerinde ölüm ve yaralanma gibi konulara sıklıkla değiniyor. Bunlardan en meşhur olanı “Yaralı Geyik (The Wounded Deer)” adlı eseridir.

Yves Tanguy
Paris doğumlu Yves Tanguy, eserlerinin benzersizliği ile öne çıkmıştır. Nesnelerle oldukça yaratıcı bir biçimde oynar. Ayrıca mekanların tasvirini kendine özgü yöntemlerle yapar. Sürreal bir tarza sahip Yves, eserleri ile adını duyurmayı başarmış isimlerden biri.

Eserlerine dakikalarca bakmak bile bazen yeterli olmayabilir. Örneğin “Anne, Babam Yaralandı!” adlı eserin kompozisyonu oldukça sürrealdir. Bu çalışmada aktarılmaya çalışılan duygu o kadar derin ve soğuktur ki Yves, bunu yalnızca renk tonlarıyla bile aktarmayı başarmıştır.
Salvador Dali
Dali, tartışmasız en meşhur sürreal sanatçıdır. Bunun bu şekilde olmasının neden hem eserleri, hem de Salvador Dali’nin karakteristik duruşudur. Eserlerindeki mantıksız kompozisyonlar ve betimlemeler sürekli aklımızı karıştırır. Eriyen saatlerde, ıstakozlu telefonlara pekçok eseri akıllarda soru işaretleri bırakmıştır.

Özellikle günümüze doğru oluşturmuş olduğu eserlerde bu bilinmezlik daha da artmıştır. Salvador Dali bir ressam olmaktan öteki bir dahiydi. Çünkü eserlerini halkın tamamına nasıl tanıtacağını çok iyi biliyordu.
Dali’nin en meşhur eseri:

Max Ernst
Sürrealizm ile gelişen Dada akımının öncüsü olarak kabul edilen Max Ernst, toplumla ve gelenekleriyle sürekli alay edermiş. Yenilikçi ve provokatör bir sanatçıdır.
Max yalnızca bir ressam değildir, aynı zamanda bir heykeltraştır da.
Eserlerinde sıklıkla gelişen dünyanın çirkin yüzünü göstermeye çalışır. Onunla eserlerinde dilediği gibi dalga geçer ve fikirlerini üste koyar.
En popüler eserlerinde biri de Hayvanlarla Şehir (City with Animals) adlı çalışmasıdır.
