İçeriğe geç

Tilt Podcast ile Sohbet Muhabbet

Herkesi rahatsız eden toplumsal bazı konular vardır, özellikle halk arasında “tilt oluyorum ya!” diye bahsettiğimiz konulardır bunlar. Şimdi, öyle bir podcast düşünün ki, içinizde sizi yiyip bitiren bütün “tilt” olduğunuz konuları en komik ve en samimi haliyle konuşup bizimle paylaşıyorlar! Dinleyenlerin bağımlısı olduğu, son derece komik ve eğlenceli olan Tilt Podcast ekibi, bugün bizlerle! Biz sohbet sırasında inanılmaz eğlendik, şimdi sıra sizde!

Tilt olmak, sokak dilinde, insanın bir duruma veya düşünceye katlanamaması, gıcık olması durumuna denir. Temeli 80’lere dayanan gençlerin kullandığı eski bir sözcük kalıbıdır.

Sevgili Tilt ekibi, hoş geldiniz! Podcast yayınlarınızla halkın bir nevi iç sesi olarak, bizi gerçekten güldürdüğünüz ve aydınlattığınız bir oluşumsunuz. Biz de bu kadar keyifli bir ekibi yakından tanımayı çok isteriz! Merak ettiğimiz çok şey olsa da, önce başlangıç noktasını sormak istiyorum, “Tilt” nereden, nasıl ve neden çıktı ?

Hoş bulduk! Uzunca bir zaman çok yoğun çalışıyorduk ve belli başlı deşarj alanlarına ihtiyacımızın olduğunu fark ettik☺ Podcast serüvenine başlamadan önce aramızda yaptığımız sohbetlerde sürekli bir şeylere “Tilt” olduğumuzu fark edince, podcast’imizin formatı da bu şekilde ortaya çıkmış oldu…

Peki kimlerden oluşur Tilt ekibi? Mikrofonun arkasındaki sesleri biraz tanıyabilir miyiz?

İki kişiyiz;

İnan: Adım İnan, Tilt ekibinin iki kişisinden birisiyim. 2012 yılında halkla ilişkiler okumak için Akdeniz Üniversitesine geldim. Fakat halkla ilişkilerim çok iyi olmadığı için sinemaya yöneldim. Oğuzhan’la tanışıklığım da üniversite yıllarına dayanıyor. Mezun olduktan sonra, Marmara Üniversitesi Sinema Anabilim dalında yüksek lisans yaptım. 

Oğuzhan: Adım Oğuzhan, Tilt ekibinin iki kişisinden birisiyim. Bende Akdeniz Üniversitesine Radyo Televizyon ve Sinema okumak için geldim. İletişim Bilimleri Anabilim dalında yüksek lisans yapıyorum. Askerlik süresini uzatmak için akademisyen olmaya doğru süreç ilerliyor…

Gerçekten kendinizi bile tanıtırken ne kadar samimi olduğunuzu bize aktarabiliyorsunuz. Podcast süresince sahip olduğunuz bu samimi ortamda kalmayı nasıl başarıyorsunuz?

Aslında samimi olmaya çalışmak için çaba göstermek var olan samimiyeti de götürüyor☺ Bundan dolayı ekstra bir çaba gösterdiğimizi iddia edemeyiz. Zaten podcast öncesinde de kendi aramızda yaptığımız sohbetlerden farklı bir şekilde konuşmuyoruz. Deşarj olmaya geldiğimiz bir alan olduğu için biraz rahat takılmayı seviyoruz.

Tilt Podcast ile Sohbet Muhabbet

Peki “deşarj” alanınızı oluştururken Tilt Podcast konularını nereden buluyorsunuz? Konuştuğunuz konular hep gündelik hayatımızda karşımıza çıkan ancak farkına varmadığımız konular oluyor, bunları nasıl ortaya çıkarıyorsunuz? Ayrıca ilham aldığınız podcast yayıncıları var mı?

Gündelik hayatta karşımıza çıkan o kadar çok tilt meseleler var ki açıkçası konular bizi buluyor daha çok☺ Çok fazla podcast dinlemiyoruz fakat lise yıllarımızda ikimizde çok fazla radyo programı dinlediğimiz için sanırım ilham kaynağımız o yıllarda dinlediğimiz radyoculardır diyebiliriz. 

Bir şeylere “tilt” olmak daima dikkat çeker ve bazen de eleştiri çekebilir. Siz hiç tilt olduğunuz şeylerden ötürü linç yediniz mi?

Linç denecek boyutta bir tepkiyle karşılaşmadık fakat tek tük duyar kasan insanlar ara ara mesaj atıyor. Ama bu mesajları genel olarak düşünürsek baya azınlıkta kalıyorlar…

Peki eleştirmek yerine size, tilt olduğunuz konuları tartıştığınız için teşekkür eden oldu mu? Duygularına tercüman olduğunuz dinleyicilerinizden olumlu yönde geri dönüşler alıyor musunuz?

Her bölüm sonrasında birçok dinleyicimizden olumlu dönüşler alıyoruz. Genel olarak bizim tilt olduğumuz şeylere onlarında tilt olduğunu görüyoruz☺ Hatta bazen tilt olduğunun farkında olmayan dinleyicilerimiz biz konuştuktan sonra tilt olmaya başladıklarını belirtiyorlar. Genel olarak dinleyicilerimizle sıkça iletişim kuruyoruz. Bu durum bazen bizi yorsa da boşa konuşmadığımızı hissettiriyor ve bundan dolayı mutlu oluyoruz. 

Konuştuğunuz konular bazen normalinden fazla dikkat çekici olabiliyor. Hiç “biz galiba sınırımızı aştık” dediğiniz bir bölüm oldu mu? Kayıt sırasında söylediklerinizi bir filtreden geçiriyor musunuz?

Ham kayıtlarımız baya uzun oluyor ve tahmin edersiniz ki filtreden geçirmek zorunda kalıyoruz bazı sohbetlerimizi. Ancak filtreleme işlemimizi bu zamana kadar iyi götürdüğümüzü iddia edebiliriz çünkü dinleyicilerimizden sınırımızı aştığımıza yönelik bir söylem bu zamana kadar gelmedi. 

Gelelim podcast kadar komik olan tasarım ve başlıklara! Tilt Podcast bölümlerinin başlık ve kapak fotoğraflarını kim hazırlıyor? Nasıl bu denli nokta atışları yapabiliyorsunuz, özellikle fotoğraflarda?

Kapak fotoğraflarına gelecek olursak, sanırım görsel hafızamız iyi☺ Başlık belirleme süreci ise çok doğaçlama işliyor. Bölümü yayına hazırladıktan sonra, bazen sohbetlerimiz içindeki bir cümle, bazen konuştuğumuz konular başlık konusunda ön plana çıkabiliyor.

Tilt kariyeriniz boyunca “en” diyebileceğiniz bölümler var mı? Varsa birer örnekle bizimle paylaşır mısınız?

Bütün bölümleri düşündüğümüz zaman sanırım en yorulduğumuz bölüm “Yılbaşı Partisi” bölümümüz olabilir. Çünkü altı konuk alıp, dört saat yayında kalmıştık. Zaten yayının sonuna doğru yorgun olduğumuz her halimizden belliydi☺

Yukarıda da bahsettiğiniz gibi bazen çok zor yayınlar da olabiliyor o halde. Peki genel olarak podcast yayınlamanın zorlukları ve kolaylıkları var mı? Varsa nelerdir?

Yani podcast yayıncılığına dışarıdan bakınca kolay gözükebilir bazen☺ Açıkçası bizde işin içine girmeden önce kolay zannediyorduk. Bir sohbetin sizi hiç tanımayan insanlar tarafından akıcı bir şekilde sıkılmadan dinlenilmesi için belli başlı parametreler var. Zorlukları da bu ölçütler oluşturuyor diyebiliriz. Somut bir örnek vermek gerekirse, iki saat olan bir ham kaydın dinlenebilir bir formata getirilme süreci bile ciddi bir zaman istiyor. Bunun dışında büyük bir prodüksiyon istememesi ve daha az bütçeli olması sanırım işin kolay kısmı☺ 

Sona yaklaşıyoruz ama size merak ettiğim bir şeyi daha sormak isterim. Öncelikle umarım Tilt Podcast kariyeriniz hiç bitmez çünkü gerçekten çok keyif aldığımız bir yayın oluyor her seferinde, Tilt olarak gelecek için en büyük hayaliniz veya hedefiniz nedir?

Bu soruya cevap vermek için aramızda yarım saat tartıştık ve podcast’e dair bir hedefimizin ve hayalimizin olmadığını fark ettik☺ Akışına bıraktık, gidiyoruz diyelim ☺

Harika bir ikilisiniz! Son olarak hem sevenlerinize hem de sizi yeni tanıyacak dinleyicilere, Tilt Podcast ekibi olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Hayatlarında bir gram tilt oldukları şeyler varsa bu podcast’te bulacaklarını söyleyebiliriz.☺

Bu harika ve son derece samimi olan sohbetiniz için Freya Art olarak size çok teşekkür ederiz! Umarız daima bizi güldüren Tilt Podcast olarak yanımızdan hiç eksik olmazsınız! 

Bundan yaklaşık bir sene önce “Yok mu bi podcast’imiz ya? ” diye yolladığımız WhatsApp mesajı ile başladığımız serüvenimizde en fazla 5-10 bölüm yaparız diye düşünüp yola çıkmıştık. Bugün otuzuncu bölümümüz için hazırlanırken ilk röportajımızı da sizinle yapmış olduk 🙂 Bizi buna değer gördüğünüz için Freya Art’a çok teşekkür ederiz…

Etiketler:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir