Freya Art olarak özgür düşüncenin ve sınırsız yaratıcılığın tarafındayız; tam da bu yüzden sanat tarihi sayfalarında karanlık bir gölge bırakan figürleri anlamayı, sanatı korumanın ilk adımı olarak görüyoruz. Joseph Goebbels, 1933-1945 yılları arasında Nazi Almanyası’nın Kamu Aydınlatma ve Propaganda Bakanı olarak görev yapmış, kitle iletişim araçlarını ve kültürel üretimi rejim kontrolüne alan temel figürdür. Goebbels, modern sanatı sistemli bir şekilde yok etmeye çalışmış ve sanatı tamamen ideolojik bir propaganda aracına dönüştürmüştür.
Joseph Goebbels kimdir ve sanat dünyası için neden karanlık bir figürdür?
II. Dünya Savaşı öncesinde edebiyat doktorası yapmış bir entelektüel olan Joseph Goebbels, gücü eline geçirdiği andan itibaren radikal bir kültürel temizlik başlatmıştır. Sanatçıların ifade özgürlüğünü ellerinden alan propaganda bakanı, rejimin ırkçı ve otoriter ilkelerine uymayan tüm görsel ve edebi içerikleri yasaklamıştır. Sanat tarihi için en büyük yıkımlardan biri olan bu süreçte, binlerce paha biçilmez tablo müzelere yapılan baskınlarla toplanmış ve fırınlarda yakılmıştır.
- 1933 yılında Reich Kültür Odası (Reichskulturkammer) kurularak tüm sanatçıların devlete üye olması zorunlu kılındı.
- Yahudi, sosyalist veya rejim karşıtı olarak etiketlenen binlerce sanatçının üretmesi ve sergi açması yasaklandı.
- Max Beckmann, Otto Dix ve Ernst Ludwig Kirchner gibi dönemin öncü isimleri vatan haini ilan edilerek sürgüne zorlandı.
Joseph Goebbels sanatı propaganda aracı olarak nasıl kullandı?
Radyodan sinemaya, heykelden müziğe kadar her türlü disiplini bir kitlesel yönlendirme aracına dönüştüren Joseph Goebbels, estetiği rejimin emrine amade kılmıştır. Modern estetiğin sunduğu bireysel ve eleştirel yaklaşımı yok edip yerine militarist, neoklasik ve idealize edilmiş “Aryan” figürlerini getirmeyi hedeflemiştir. British Museum ve MoMA arşivlerinde korunan döneme ait belgeler, otoriter rejimlerin sanatı manipüle ettiğinde yaratıcılığın nasıl köreldiğini açıkça doğrulamaktadır.
- İdealize edilmiş kaslı erkek heykelleri ve kırsal aile tabloları resmi devlet sanatı ilan edildi.
- Fotoğrafçılık ve sinema, Leni Riefenstahl gibi yönetmenlerin eliyle kitlesel mitler yaratmak üzere kurgulandı.
- Caz müziği ve avant-garde tiyatro gösterileri “zenci-bolşevik etkisi” iddiasıyla tamamen yasaklandı.
Bunu biliyor muydunuz? Joseph Goebbels ve ekibi, kamusal alanlardan toplattığı 16.000’den fazla modern sanat eserinin bir kısmını İsviçre’deki müzayedelerde gizlice satarak Nazi rejimine döviz girdisi sağlamış, satamadığı yüzlerce tabloyu ise Berlin İtfaiyesi’nin bahçesinde dev bir ateşte yakmıştır.
Yozlaşmış Sanat (Entartete Kunst) sergisi nedir?
1937 yılında Münih’te açılan “Yozlaşmış Sanat” sergisi, Joseph Goebbels tarafından modern sanatı halkın gözünde küçük düşürmek amacıyla kurgulanmış devasa bir manipülasyon projesidir. Dışavurumculuk, Dadaizm ve Sürrealizm gibi öncü akımlara ait eserler, çarpık çerçeveler ve alaycı sloganlar eşliğinde sergilenerek kitlelere “hastalık” olarak tanıtılmıştır. Sanat tarihi açısından tam bir trajikomedi olan bu sergi, beklenenin aksine 2 milyondan fazla ziyaretçi çekerek dönemin en çok gezilen sanat etkinliği haline gelmiştir.
- Paul Klee, Wassily Kandinsky ve Marc Chagall gibi ustaların paha biçilemez tabloları sergide hedef gösterildi.
- Eserlerin yanına fiyatları yazılarak halkın parasıyla “çöp” alındığı algısı oluşturulmaya çalışıldı.
- Sergiyi gezen halkın modern sanata ilgisinin artması üzerine yetkililer sergiyi erken kapatmak zorunda kaldı.
Modern çağda sanatın ne kadar büyük bir direnç ve özgürlük alanı olduğunu fark ettikten sonra, günümüzün özgür ruhlu sergilerini keşfetmek isterseniz Beyoğlu Sanat Rotası aracımızla İstanbul’un büyüleyici galerilerini keyifle gezebilirsiniz.
Joseph Goebbels modern sanattan neden bu kadar nefret ediyordu?
Modern sanatın taşıdığı soyutlama, eleştirel bakış ve bireysel özgürlük anlayışı, Joseph Goebbels ve rejiminin dayattığı tektipçi ve otoriter toplum modeliyle tamamen çelişiyordu.
Yozlaşmış Sanat sergisinde hangi akımlar hedef alındı?
Sürrealizm, Dadaizm, Kübizm, Dışavurumculuk (Ekspresyonizm) ve Fovizm başta olmak üzere dönemin tüm avant-garde çağdaş sanat akımları doğrudan hedef alınmıştır.
Yağmalanan ve saklanan bu eserlere savaştan sonra ne oldu?
Müttefik kuvvetlerin “Monuments Men” olarak bilinen özel birlikleri, tuz madenlerinde ve şatolarda gizlenen binlerce eseri bulup ait olduğu müzelere ve ailelere iade etmek için onlarca yıl çalışmıştır.
Joseph Goebbels kendisi de sanatla ilgilenmiş midir?
Gençlik yıllarında roman ve oyun yazarı olmak isteyen ancak yayıncılar tarafından reddedilen Joseph Goebbels, başarısız edebi geçmişinin hırsını tüm sanat dünyasından çıkarmıştır.
Sanatın ne olması gerektiğine otoritenin karar veremeyeceğini kanıtlayan bu karanlık dönemden sonra, sizce günümüzde sanat gerçekten tamamen özgürleşebildi mi?